körüz.biz logo
E-posta adresin
Şifre
 Beni hatırla

Şifremi unuttum 

İpuçları

 

restoran kafe pastane gibi yerlerde garson çağırma ve sipariş verme ( tarihinde yayınlandı)

  1. Restoran, kafe, pastane gibi yerlerde garson çağırmak aslında formülize edilebilecek bir konu değil diye düşünüyordum ancak bu konuda soru geldiğine göre biraz üzerinde durmak yerinde olacak sanırım.

    1-bu tür mekanlarda garson çağırmak tamamen ortamın koşullarına ve garsonlarla kurulan iletişime bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bazı mekanlar çok büyük ya da çok küçük olabileceği gibi bazı mekanlar fazlasıyla sessiz ya da gürültülü olabilir. bazı mekanların personel sayısı oldukça fazladır. Bazılarında
    ise ortalıkta kimseyi göremezsiniz. Kendim rastlamadım ama çok nadir de olsa bazı mekanlarda garson çağırmak için masada bir buton oluyormuş. Bazı mekanlarda
    çalışanlar belirli bir özenle seçilmiş oluyorlar. İletişimleri kuvvetli olan bu çalışanlar sayesinde nazik ve müşteri odaklı yaklaşımlarla karşılaşıyoruz.
    Bazen de aksi oluyor tabi ki. Ben kendi davranışlarımı aşağıda anlatmaya çalışacağım. yani aşağıdakiler objektif olarak yapılması gereken en doğru davranış
    biçimleri değil yalnızca benim kendi kişisel hallerim olup, başka fikirlerle de desteklenmesi yerinde olacaktır.

    2-bu tür bir yere gittiğimizde genelde bir çalışan tarafından kapıda karşılanırız. eğer karşılanmamışsak kasaya ya da mutfağa yani bir çalışan bulabileceğimiz
    yere doğru yönelmemiz yerinde olacaktır ki kendisinden oturmak için bize yer göstermesini isteyelim. Garson bize boş masayı gösterdiğinde sandalyemize
    yerleşirken bize menüde neler olduğundan bahsetmesini isteyebileceğimiz gibi siparişlermizi almak için birkaç dakika sonra tekrar uğramasını da rica edebiliriz.
    İşin bu yönü en kolay şekilde gelişecek bir süreç olup, garsonu çağırma sorusuyla aslen garsonu ikinci kere çaığrmanın kastedildiğini düşünüyorum.

    3-siparişimizi verirken, arasıra masamıza uğrayarak bir şey isteyip istemediğimizi sormasını garsona söyleyebiliriz.

    4-bunu yapmayıp olayları kendi akışına da bırakabiliriz. Mesela garson çorba kasemizi toplamaya geldiğinde yemeğimizi, yemek tabağımızı toplamaya geldiğinde
    yiyeceğimiz tatlıyı, çaybardağımız almaya geldiğinde ise ikinci bir çayı ya da kahveyi sipariş edebiliriz. Bazen bardakları tabakları toplayan garsonlar
    o kadar seri ve sessiz olabiliyorlar ki önümüzdeki boşların toplandığını ancak garson arkasını dönüp giderken fark ediyoruz. Hatta, bazen acaba dibinde
    bir yudum kalmış mıydı ki diye düşünüp elimizi bardağımıza attığımızda değil son bir yudum, ortalıkta bardak diye bir şeyin kalmadığı gerçeğiyle karşı
    karşıya kalıyoruz. Boş bardak ve tabaklarımızın hortum tarafından sessizce yutulmasını engellemek için ben iki şey yapıyorum. Birincisi, çatal, bıçak ve
    çay kaşığı gibi şeyleri bardağın ya da tabağın içine değil bir ucu bardak altlığında ya da tabakta olacak şekilde masaya veyahut da tamamıyla masaya bırakıyorum.
    Böylece boşlar, hortum tarafından tek hamlede yutulamıyor, bir de malzemelerin ayrı ayrı masadan kaldırılıp toplanması esnasında ses çıkıyor. Masanın toplanması
    süresinin uzaması ve sesli hale gelmesiyle garsonun varlığından haberdar oluyor, siparişimizi verebiliyor, ya da sipariş almak için belirli bir süre sonra
    tekrar uğramasını söylüyoruz. Hortumu engellemek için gerçekleştirdiğim ikinci yöntem de şu: boş tabak ve bardakları masanın, garsonun yanaşacağı değil
    de diğer tarafına koymak. Bu da masanın toplanması sürecini birkaç saniye daha uzatacaktır. hatta bazen masanın diğer tarafına uzanamayacağını anlayıp
    çaresiz kalan garson boş tabakları uzatmamızı bizden rica edecek yani diyalog garson tarafından başlatılacaktır. Boşları uzatırken elbette isteklerimizi
    belirtebiliyoruz.

    5-etrafı dinleyerek ortalıkta gezenlerden hangisinin garson hangisinin müşteri olduğu anlaşılıyorsa pardon vebenzeri şekilde hitaplarla kendilerine seslenebiliriz.
    Ortalıkta gezenlerin müşteri ya da garson olduğunu anlamak epeyce zor olmakla birlikte imkansız da değil. Müşteriler genelde daha yavaş adımlarla gezerken
    garsonlar daha seri dolaşırlar. Kimin garson olduğunu konuşmalarından da anlayabileceğimiz gibi ellerinde taşıdıkları tabak çanakların da sesini duyabiliriz.


    6-bazen garsonlar, kör bir müşteriye, diğer müşterilere göre daha saygısız yaklaşabiliyor. mesela geçen hafta Yanımdaki masaya hoşgeldiniz efendim diye
    hitap edilirken bana ise hoş geldin denildi. ben ise bu durumlarda hiç sinirlenmiyor sanki garson tarafından bana sizli bizli hitap edilmiş çok nazik davranılmış
    gibi konuşmama devam ediyorum. garsonlara hitap ederken sizli bizlikonuşmaya özen gösteriyorum. Bu sayede onların yok saydığı mesafeyi koruyorum. Bir süre
    sonra karşı taraf da ifadelerini düzeltiyor.

    7-yer seçerken garsonlara daha rahat ulaşabileceğimiz seslendiğimizde bizi daha rahat duyabilecekleri bir masaya oturabiliriz. Aslında Bu yöntem beni pek
    memnun etmez. Çünkü ben bu yönde bir kaygıyla masa seçimi yapmak istemem. Ancak o an mekan çok kalabalıksa, ya da bir an önce bir şeylr yiyip içip mekandan
    hemen ayrılmamız gerekiyorsa ya da buna benzer bir sebep ile bu yola gidilebilir.

    8-Sipariş verirken garsonlardan menüyü okumalarını rica edebiliriz. Ben süreci hızlandırmak için önce ana başlıkları soruyorum. Ondan sonra beğendiğim
    başlık hangisiyse onu okumalarını rica ediyorum. Örneğin, garson bana, başlangıçlar, aparatifler, ana yemekler, pizzalar, hamburgerler, tostlar, sandviçler,
    sıcak ve soğuk içecekler diye menüdeki başlıkları saydığında ben ana yemeklerden kırmızı etli olanlardan bahsetmesini istiyorum. bir tane de içecek seçtikten
    sonra siparişi bitiriyorum. Tatlı söyleyeceksem onu sonraya bırakıyorum ki menü okuma işi uzayarak bunaltıcı hale gelmesin. Bu arada istediğim yemeğin
    nasıl sunulduğunu da sormayı ihmal etmiyorum. Bir yemeğin kemikli/kemiksiz mi kılçıklı/kılçıksız mı sunulacağı, bütün halde mi parça parça mı olacağı önemli.
    Bunu öğrenince garsondan istediğimiz değişikliği yapmasını isteyebiliyoruz. Bütün şekilde sunulacak bir bifteğin servis edilmeden önce aşçı tarafından
    dilimlenmesini isteyebiliriz. Yemeği erişilebillir hale getirmek için buna benzer birçok talebimmizi söyleyebiliriz. Hatta balık sipariş edeceğimizde,
    garsona kılçıklarının çıkartılıp çıkartılamayacağını sorabiliriz. Ben bu şekilde birçok girişimde bulundum. Gelen tepkiler genelde olumlu oluyor. Restoran
    kalabalıksa kılçıkların temizlenmesi talebi reddedilebiliyor. Buna benzer bazı reddedilmeler de oluyor. Ancak bu diyaloglar nazikçe soru cevap şeklinde
    geçiyor ve karşılıklı anlayış içerisinde gerçekleşiyor. Kalabalık bir restoran, mutfağımız şuan çok kalabalık kılçıkları şuan çıkartamayız isterseniz başka
    bir şey önereyim dediğinde de bizim anlayış göstermemiz söz konusu olabiliyor. zaten baştan beri söylemeye çalıştığım üzere işin özü de karşılıklı iletişimden
    geçiyor. Ancak reddedilmelerin biçimine ve sürekliliğine göre, müşteri olduğumuzun gerektirdiği şekilde tavırlarımızı da ortaya koymamız gerekiyor.

    9-yukarıda belirttiğim durumların en iyi en doğru çözümler olmadığını, sadece kendi davranışlarım olduğunu, kendi davranışlarımı geliştirmeye halen devam ettiğim gibi ileride de devam edeceğimi, kişinin yaşayarak kendi doğrularını oluşturacağını tekrar belirtmek isterim. diğer yandan bu ipucunu okuyanlar kendi görüş ve yöntemlerini buraya yazarlarsa farklı şeyler de öğrenebiliriz. (Yorum yazmak için tıklayın)
    guven | (Şikâyet et)
  2.  

Önceki ipucu: gören birinden iphone telefon ile yardım alma programı be my eyes | Sonraki ipucu: iphonelerde internetinizi paylaşma

Sayfa: 67/372
Facebook'ta paylaş twitter'da paylaş Google+'da paylaş Linkedin'de paylaş E-postayla gönder