Ana içeriğe atla İpucu: un bakliyat meyvenin kurtlandığını anlamak veya geciktirmek | Güneşi Takip Et!
körüz.biz logo
E-posta adresin
Şifre
 Beni hatırla

Şifremi unuttum 

İpuçları

 

un bakliyat meyvenin kurtlandığını anlamak veya geciktirmek ( tarihinde yayınlandı)

  1. Bu tür gıdaların kurtlandığını anlamak için kesin sonuçlar veren körcül bir yönetm (bildiğimiz kadarıyla) yok. Gıdanın türüne göre belirtileri farklı oluyor. Bu belirtilerin bazıları şöyle:
    - Bozulmaya başlayan unun renk değişimiyle eş zamanlı olarak toz hâli de değişmeye başlar. Taze bir undan bir tutam aldığınızda toz hâlde olduğunu hissederken bozulmaya başlayan unda kütleleşme artar. Elbette ki öyle yoğun bir katılaşma söz konusu olmaz; ancak parmak uçlarınızın arasına aldıktan sonra hafifçe baskı uyguladığınızda normal un kıvamına gelir. Diğer bir belirti un tanelerinin birbirine yapışmasıdır. Yine parmak uçlarınızın arasına aldığınızda kayısı meyvesinin üstündeki meyve sineği izlerine benzer veya kum tanesi boyutlarında taneler hissedersiniz.
    - Kırmızı ve yeşil mercimekte bakliyatın çevresinde oyulmalar, kırılmalar oluşur. Maalesef ki bunu tespit etmek kolay değil. Çünkü fabrikada poşetlenme aşamasında da kırılanlar olur. Yoğun bir kurtlanma söz konusuysa anlama şansınız az da olsa var. Garanti bir yöntem olmasa da bu gıdalar içeri doğru oyularak kurtlar tarafından yendiği için hafifler. Ağzına kadar su dolu derin bir tas içine mercimeği bırakıp elinizle hafifçe bir tur çevirdikten sonra bekleyip su üstüne yükselen mercimek olup olmadığını hafif yoklamalarla kontrol edebilirsiniz.
    - Pirinç, arpa şehriye, bulgurda da oyulmalar olur. Bunu tespit etmek daha zor çünkü mercimekte olduğu gibi su üstüne çıkmaz.
    - Kirazın kurtlanması en can sıkıcı olanıdır ama fark edilmesi daha kolaydır. Dış yüzeyinde hafif içeri doğru oyukluk, oyukluğun çevresinde dar bir hare oluşur. Yumuşama ve koku da diğer bir belirtidir.
    - Salçanın küflenmesiyle ilgili detaylar için (bknz: salçada oluşan küflenmeyi önlemek)
    Anlaşılacağı üzere bu konuda körcül yöntemlerden ziyade kullanım konusuna dikkat etmek daha mantıklı. Gıdalarda kurtlanmayı ve çürümeyi hızlandıran iki önemli faktör bulunur. Bunlardan birincisi nem, ıslaklık. İkincisi hava. Evimde dikkat ettiğim başlıklar şöyle:
    - Un ve bakliyatları ağzı iyi kapanan cam bir kavanoz içinde poşetsiz, kâğıtsız olarak saklamak. Birçok kişi bu ürünleri, ambalajında bırakıp ambalajı bir poşete koyarak orada saklar. Tüketim süresi uzadığında bu yöntem işe yaramıyor.
    - Ekonomik paketlerden uzak durmak. İki, beş kilogramlık un yerine bir kilogramlık un almak. Aynı şey bakliyatlar için de geçerli tabii.
    - Saklama kavanozunu şekline göre değil kapasitesine ve kapağına göre seçmelisiniz. Çoğu kişi "Almışken büyük olsun" düşüncesiyle iki üç kilogram kapasiteli kavanozlar seçer.
    - En önemlisi ise şu: Kavanozun içine el uzatmamak. Birkaç dakika önce yıkayıp kurulanmış olsa da kavanozdan avuçla gıdayı almak kurtlanmayı başlatacak etki yaratabilir. O yüzden bu gıdaları doğrudan kavanozdan bir kaseye dökmeniz en uygun olanıdır. Öyle ki fazla döktüğünüzde fazlalığı kavanoza boşaltmak da akılcı bir hamle olmayacaktır. Ya fazla pişirmeyi seçmelisiniz ya da kalanını streçfilm veya buzluk poşetine koyup ayrı bir yerde saklamalısınız.
    - Çok az kullanacağınız anlarda bile gıdayı kase/bardak aracılığıyla ayırmanız mantıklı olur. Örneğin ıspanak pişirirken, "Altı üstü bir avuç kırık pirinç atacağım yahu" deyip kase kullanmaz, kapağını açtığınız kavanozu tencerenin dibinde avucunuza boşaltmanız sıcak havanın o kavanoza dahil olması ile sonuçlanır. Nemse kurtlanmayı başlatır.
    - Zamanı gelmeden poşetleri açmamak da bence önemli. Ben çoğunlukla ikişer paket ürün alırım. Kavanozun arkasında bir miktar boşluk bıraktığım için poşetleri oraya koyarım. Mesela nohut kavanozunun sonunu bitirdikten sonra yeni poşeti açma işini bir sonraki nohut işine bırakırım. Poşetin içinden ne kadar geç çıkarsa o kadar iyi.
    - Her doldurmada olmasa da iki üç seferde bir kavanozu iyice yıkamak ve takır takır kuruyana kadar yerine koymamak da işe yarıyor.
    - Az tükettiğim gıdaların kavanozuna streçfilm gerip kapağı onun üstüne takmak gibi cins bir alışkanlığım da mevcut. Un ve şekerin bozulmasını veya karıncalara yem olmasını geciktirdiğini/engellediğine inanıyorum. Karınca yemişsem de artık günahı boynuna.
    - Yaz aylarında çorba yapımında kullanılan kırmızı mercimek tüketimi hayli azaldığı ve Antalya'da da yaz uzun sürdüğü için kış gelip çattığında gören birinden teyit almadan kırmızı mercimeğe bodoslama dalmamak da bana gayet makul geliyor.
    - Kurtlandığını fark ederseniz ne yapmalısınız? Açıkçası birkaç kez kırık princim kurtlandı. Kavanozu torbaya boşaltıp bir sonraki menüme tavuklu bir şey ayarlıyorum. Tavuğu haşlayıp suyuyla kurtlanmış pirinç pilavı yapıyorum. Yürüyüş parkurumdaki boş bir parsele de o pilavı döküyorum. Sanırım sokak köpeklerinin kurtlu ve yağsız pirinç pilavına dair pek çekincesi yok. Kurt sonuçta kaynıyor, ölüyor, proteindir; yenir. [Açık ağızlı gülümseme] Kurtlandığını fark etmemeniz hâlinde siz de yiyebilirsiniz. Göz görmeyince gönül katlanıyor… [Açık ağızlı gülümseme] (Yorum yazmak için tıklayın)
    Murat Kefeli  | (Şikâyet et)
  2.  

Sonraki ipucu: yazılı kağıdı hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler

Sayfa: 1/444
Facebook'ta paylaş twitter'da paylaş Google+'da paylaş Linkedin'de paylaş E-postayla gönder